64 kişi kendisini tutuyor, 5 arkadaşı var.
Kırkıncı Oda
Ne kadarınız gerçek sizin, kırk odalı şatonuzun kırkıncı odasındaki kilitler altında sakladığınız gerçek duygularınızla,
gerçek düşüncelerinizin ne kadarı yansıyor hayatınıza,
söylenmeyen neler var kuytularda,
hani kendinizden bile sakladığınız,
bir sinir kriziyle ya da büyük bir acıyla
yahut da muhteşem bir sevinçle kabuğunu çatlatıp da
ortalara dökülecek neler biriktiriyorsunuz içinizde...???
Ne kadarınız kendi sahtekarlığınızın esiri?
Sevip de söyleyemediğiniz,
özleyip de açıklayamadığınız
ya da sevmeyip de sevginizin eksikliğini içinize
gömdüğünüz oluyor mu,
korkaklıklar var mı,
kalleşlikler var mı,
yoksa diplerde saklanan cesaretiniz bir işaret mi
bekliyor...???
Göründüğünüz insan mısınız siz,
yoksa bir define arayıcısı hazineler mi bulur içinizde..
ya da yıkılmış bir kentin harabelerini mi taşıyorsunuz?
Derininizde neler saklıyorsunuz?
Ne kadarınız gerçek sizin?
Ülkenizle ilgili düşüncelerinizi söylüyor musunuz,
yoksa başınızı belaya sokmayacak kadar akıllı mısınız,
gerçek düşüncelerinizi başbaşa konuşmalara mı
saklıyorsunuz,
açıkça konuşanları biraz aptal buluyor musunuz?
Günahlardan yapılmış hayaller var mı içinizde,
günahtan korktuğunuzdan bunları saklayıp
Tanrı'yı mı kandırmaya uğraşıyorsunuz?
Günahları sevmiyor musunuz, seviyor musunuz yoksa...???
Uzun bir yolculuğa çıkar gibi
duygularınızla düşüncelerinizi denklere
sarıp da içlerinizde bir yerlere mi yerleştirdiniz,
bir gün yolculuk bitince açmayı mı düşünüyorsunuz
aslında yolculuğun hiç bitmeyeceğini ve denklerinizi
hiç açmayacağınızı bilerek...
Bir gün çıldırsanız da bütün duygularınızla düşüncelerinizi açıkça söyleseniz, neler duyacağız sizlerden,
gizli palyaçolar mı çıkacak ortaya,
yoksa korkaklığın altında,
bir istiridyenin içinde büyüyen inciler gibi
büyümüş yiğitlikler mi?
Kızgınlıklarınız yok mu sizin,
öfkeleriniz, isyanlarınız?
Aşklarınız yok mu?
Kendi sahtekarlığınıza ne kadar esirsiniz?
Esaretten kurtulsanız da gerçekler dökülse ortaya,
kendinize şaşar mısınız,
hiç düşündüğünüz oluyor mu kırkıncı odada neler
var diye, hangi unutulmaya çalışılmış sevgililer,
dile getirilmeyen özlemler,
söylenmeye söylenmeye birikmiş öfkeler,
hangi boşvermişlikler,
hangi inkar edilmiş arzular yatıyor diplerde?
Ne kadarınız gerçek sizin?
Kimselerden korkmadığınız kadar korkuyor musunuz
kendinizden?
Şehrin ışıklarının bulutlara yansıdığı
turuncu pırıltılı külrengi bir gecede,
şimşeklerle boşanan yağmur başladığında
şatonuzun odalarında bir gezintiye çıkıyor musunuz,
ağır ağır yaklaşıp o kırkıncı odaya açıyor musunuz
kapıyı usulca, gördükleriniz ağlatıyor mu sizi,
bu kadar gerçeği o odada saklayıp,
hayatı yalandan yaşadığınızı farketmek nasıl bir
sarsıntı yaratıyor?
yoksa, ne gökyüzüne vuran ışıklar, ne yağmur,
ne de ıssız gece,
sizin kırkıncı odaya yaklaşmanızı sağlayamıyor mu,
korkuyor musunuz kendi gerçeklerinizden,
kırkıncı odanız size de mi kapalı,
kendi kendinize bile mahrem misiniz?
****(((((((( Ne kadarınız gerçek sizin?
Ne kadarınız kendi sahtekarlığına esir?
Bıktığınız olmuyor mu kendi yalanlarınızdan,
hiç kendinizden sıkıldığınız olmuyor mu,
kendinizi bir yerlerde terkedip de gitmek
istemiyor musunuz,
bütün yalanlarınızdan uzak bir yere?
Şöyle rahatça bütün duygularınızı,
bütün düşüncelerinizi söyleyebileceğiniz bir diyara,
kendinizi bile yanınıza almadan.
Ah aslında ben onu seviyordum diye ağlayacağınız
kimleri saklıyorsunuz koynunuzda, ))))))))****
yüksek sesle eleştirip de
içinizden hak verdiğiniz hangi düşünceler var,
kendinizi akıllı bulurken aslında gizlice kendi
korkaklığınızdan utandığınızın itirafını nerelerde
gizliyorsunuz?
Ne kadarınız gerçek sizin?
Ne kadarınız kendi sahtekarlığına esir?
Bunu hiç düşündüğünüz oluyor mu
yoksa bunu düşünmek bile yasak mı size?
Neler var kırkıncı odada?
Otuzdokuz odadan yapılmış hayatınızı,
kırkıncı odanın kapısını açmamak için yalandan mı
yaşıyorsunuz?
Niye yapıyorsunuz bunu?
Açsanıza kırkıncı odayı yağmurlu bir gecede
Belki; belki de hiç açmazsınız,
kapalı bir odayla yaşarsınız bütün ömrünüzü,
kendinizden sıkılarak... !!!
-ay çok mutsuzum, nefret ediyom herşeyden herkesten, kimse değerimi anlamıyo bilmiyo, pek bi yalnızım, mahrum edicem kendimden herkesi laflarını ağzından eksik etmeyen şahıslara söylenecek sözü Pacozz çok güzel bir şekilde dillendirmiştir..
şöyleki efendim;
B . S . G
ağzın bal yesin :)
14 olmuş ama sen hala yoksun kujum ): öslüorum bak !
kızım karşında bi banka memuru var senin mahalle çöpcüsü deil yani sözlerimi dikkate al özleniyosun benim tarafımdan öhöm öhöm.. bilemiyorum yanieieiei...
bence de hakaret kız dört satır yazı yazmış o kadar dil dökmüş sen bi resimle işin kolayına kaç:))
küçüktüm sevdiğim adamlardan
büyüdüğümde sanki yalan olmuşlardı
yalanlar içinde yalanlar seçenlere
bnm gibi aşık olmuşlardı :/
HAYATIMDA SENİN GİBİ RENKLİ BİR ARKADAŞIM VARYA DAHA NE GEREK DUAYA TOPLUCA VERMİŞ YARADAN DİLEGİMİ BAKSANA KAÇ YIL OLDU BALIM
CESARETİM OLSA KAN KARDEŞİ OLALIM DİCEMDE
KAN TUTUYO hehehe
İnsanlar başkalarının hayırseveriiğini anormallik, kendi anormalliklerini hayırseverlik; başkalarının İyiliklerini zaaf, kendi zaaflarını iyilik olarak değerlendirirler.
bundan 2 yüzyıl önce Napolyon’a "sizin askerleriniz para için dövüşüyor. oysa alman askerleri şeref uğruna dövüşüyor!" demişler.
Napolyon gülmüş:
-ne yapalım, herkes kendinde olmayan şeyi ister! size şeref bize para lazım!! x)
Kötü Şeyleri Yaşamak İçin Çekişiriz Adeta... Kaybetmek İçin Savaşırız.... Ancak Yenilmek Olabilir En Görkemli Zaferimiz....
Öyleki Karakter Sayımızı İntihar Girişimlerimizin Adedi Belirler... Kac Kez Bitab Düşmüşsek Onunla Övünürüz;
Ölüme Karşı Direndik Diye. . .
|
|
istanbul11497 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Atatürk7917 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
müzik6340 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
yeraltı edebiyatı5810 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Aşk3503 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Beşiktaş3081 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
düşünce çöplüğü2955 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
felsefe2920 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
Okan Bayülgen1811 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
anime1027 üyesi var. üyelik serbest. |